Yeni Siteniz Açıldı, Peki Ziyaretçi Nereden Gelecek?
Yeni bir web sitesi açmak, işletmeniz için pek çok yeni imkana kapı açar, ancak bunun için insanların web sitenize gerçekten gelmesi gerekir…
…ve artık göstermek için sabırsızlandığınız yeni bir web siteniz var. Bundan sonrası ziyaretçiye bağlı. Markanızın bilinmesi ve gelen kişilerin müşteriye dönüşmesi için web sitenize düzenli trafik gelmesi gerekiyor.
İşte bu yüzden sitenizi açtığınız andan itibaren organik trafiği nasıl çekeceğinizi planlamanız çok önemlidir.
Web sitesi trafiği konusunda en yaygın yanlış anlamalardan biri, birçok girişimcinin “yayınla”ya tıklayıp siteyi açtığı anda ziyaretçilerin akın edeceğini sanmasıdır… Oysa bir web siteniz olması, herkesin ondan haberdar olduğu anlamına gelmez. Yeni trafik çekmeye başlamak için biraz emek ve pazarlama gerekir.
“Organik web sitesi trafiği” nedir?
Organik sonuçlarda yukarı çıkmak için illa reklamlara para ödemeniz gerekmez. Hizmet veren küçük bir işletme için aylık 1.000 ziyaret, hedeflenebilecek iyi bir başlangıç sayısıdır. Lansmandan hemen sonra bu sayıyı görmeyebilirsiniz ama bu yöntemlerden birkaçını düzenli uygularsanız, aylık ziyaretçinizin birkaç ay içinde 1.000’e (ve ötesine) çıktığını görebilirsiniz.
Bu yazıda, lansmandan sonra web sitenize daha fazla trafik çekmek için kullanabileceğiniz beş denenmiş pazarlama yöntemi bulacaksınız. Önce üç ay boyunca düzenli uygulayacağınız 2-3 yöntem seçmenizi, sonrasını ona göre genişletmenizi öneririz.
Sonuçları takip edin
Sitenize daha fazla trafik çekmeye başlamadan önce, web sitenizin istatistiklerini mutlaka takip etmeli ve okumayı bilmelisiniz.
İstatistikleri takip etmek, büyümenizi görmenize ve hangi pazarlama taktiğinin işe yaradığını anlamanıza yardımcı olur. Önce ziyaret sayısını, sonra bu ziyaretlerin nereden geldiğini (doğrudan bağlantı, sosyal medya ya da Google) takip etmenizi öneririz.
Hazırladığımız web sitelerindeki istatistik modüllerinin kullanımı kolaydır, bu sayılara birkaç dakikada bakabilirsiniz. Bunun için Google Analytics hesaplarınızı oluşturup SEO eklentilerine entegre ediyoruz.
İzleme analizleri hakkında daha fazlası için şu yazıya göz atın: İzlemeniz Gereken Temel Web Sitesi Ölçümleri
Web Sitenize Reklam Vermeden Nasıl Ziyaretçi Çekersiniz?
1. Sosyal medyada tutarlı bir şekilde paylaşım yapın
İçeriğinizi seçtiğiniz platformlarda (Instagram, Facebook ya da TikTok) düzenli paylaşın. Düzenli içerik paylaşmak, kitlenizin sizi tanımasını, sevmesini ve size güvenmesini sağlar, sizi daha yakından tanımak ve web sitenizi ziyaret etmek istemesini sağlar.
Ayrıca sosyal medya profilinizi, ziyaretçiyi web sitenize taşıyacak şekilde düzenlemeniz gerekir. Biyografinize doğrudan web sitenize giden bir bağlantı ekleyin. “Linktree” gibi ara bir platform yerine, sitenizin kendi içindeki bir “bağlantılar sayfası” kullanmak daha iyidir. Böylece takipçileriniz biyografideki bağlantıya tıkladığında ara bir platforma değil, doğrudan sitenize gelir.
Haftada en az bir gönderiyi, hedef kitlenizi web sitenize götürecek net bir yönlendirmeyle paylaşmanızı öneririz. Bu yönlendirme onları blogunuza, hizmetlerinize ya da iletişim sayfanıza taşıyabilir.
Hikayelerde paylaşım da web sitenizi tanıtmanın iyi bir yoludur. Bağlantı etiketiyle takipçilerinizi hikayelerinizden doğrudan sitenize yönlendirebilirsiniz. Haftalık blog yazılarını, podcast’leri ya da YouTube videolarını tanıtmak, yeni bir çalışmayı veya müşteri yorumunu paylaşmak, her hafta belirli bir hizmeti öne çıkarmak, hikayeler için iyi fikirlerdir.
Son olarak, öne çıkan hikayelerinizle tekliflerinizin kalıcı olarak durduğu bir alan oluşturun. Ziyaretçiyi ilgili hizmete ya da iletişim sayfanıza yönlendirmek için her birine bir bağlantı ekleyin.
2. Görsel içerik platformlarını (Pinterest gibi) değerlendirin
Özellikle görsel ağırlıklı bir işiniz varsa, Pinterest web sitenize trafik çekmek için işe yarayabilir.
Pinterest teknik olarak bir sosyal medya değil, bir arama motorudur, bu yüzden hedef müşterileriniz sizi görsel içerikler üzerinden bulabilir.
Başlamak için düzenli pin paylaşın, her pin ilgili blog yazınıza, hizmetinize ya da içeriğinize gitsin. Burada da tutarlılık önemlidir. Pinterest’in büyümesi genelde yavaştır, pinlerinizin ilgi görmesi haftalar alabilir, bu yüzden sonucu hemen göremezseniz yılmayın.
Profil adınızı ve biyografinizi, hedef müşterinizin arayacağı anahtar kelimelerle düzenleyin. Biyografinize sitenize giden net bir bağlantı ve yönlendirme ekleyin.
3. Bir blog başlatın
Blog yazmak, SEO’nuzu (arama motoru optimizasyonu) geliştirmenin iyi bir yoludur ve arama sonuçları üzerinden sitenize daha fazla organik trafik çekmenize yardımcı olur.
Bu, hedef müşterinizin sektörünüzle ya da hizmetlerinizle ilgili sorularına, sorunlarına yönelik blog yazıları yazmaya başlayabileceğiniz anlamına gelir. Yazılarınızı, hizmetlerinizle ilgili aranan kelimelere göre yazın. İdeal müşterinizin Google’da ne aradığını düşünün ve anahtar kelimeleri doğrudan yazı başlığınıza ekleyin. Blogunuzu SEO için düzenlemek, sitenizin arama sonuçlarında bulunma şansını artırır.
Arama motorları ayrıca sitenizin düzenli güncellendiğini görmek ister ve blogunuza her hafta bir şey yazmanız tam da bunu sağlar.
4. Web sitenizi haftalık e-postalarınızda paylaşın
Sitenize gelen organik trafiği artırmanın bir diğer yolu da e-posta pazarlamasıdır. Hedef kitlenizin gerisini okumak için web sitenize gitmesini sağlayacak, işine yarayan dolu dolu e-postalar gönderin.
Sosyal medyada olduğu gibi, onları web sitenize geri getirecek içerikler paylaşın (bloglar, hizmetler ya da iletişim sayfası). Her hafta sitenize bağlantı veren, net bir yönlendirme içeren en az bir içerik paylaşın.
E-postalarınızdan daha fazla tıklama almanın bir yolu da her e-postanın başına ya da altına sitenizin bağlantısını eklemektir.
Ayrıca her e-postanın altına, hedef kitlenizin sizinle çalışabileceği üç farklı yolu gösteren bir “bizimle çalışın” bölümü ekleyebilirsiniz. Her biri için ilgili hizmete ya da iletişim sayfasına bağlantı verin.
5. Web sitenizi arama motoru sonuçlarında bulunacak şekilde optimize edin
SEO, web sitenizi arama sonuçlarında kolayca bulunacak şekilde düzenleyerek organik trafik alma işidir. Potansiyel müşterilerin sizi Google’da ya da diğer arama motorlarında bulmasını sağlar.
Site açıklamanızı, sayfa açıklamalarınızı ve görsellerin alternatif metinlerini (alt text) doğru kelimelerle yazın.
Anahtar kelime, hedef müşterinizin sunduğunuz bir hizmeti ya da ürünü ararken arama motoruna yazacağı kelime ya da ifadedir. Anahtar kelimeler, site açıklamanızda, sayfa açıklamalarınızda, resim alt metninde ve sitenizin metinlerinde yer alabilir. Kısa ve basit 1-2 kelimelik ifadeler olabildiği gibi, daha uzun ve açıklayıcı ifadeler de olabilir.
Yerel bir işletmeyseniz, Google İşletme Profili (Google Business Profile) oluşturmak organik trafik için en etkili adımlardan biridir. “Ankara web tasarım” gibi konum içeren aramalarda ve Google Haritalar’da çıkmanızı sağlar, üstelik ücretsizdir. Adres, telefon, çalışma saatleri ve gerçek müşteri yorumlarıyla profilinizi güncel tutmak, yakınınızdaki müşterilerin sizi bulmasını kolaylaştırır.
Sayfa düzeninin ve kelime kullanımının ötesinde SEO’yu geliştirmenin daha birçok yolu var. Hepsi organik trafik artırmaya ve size uygun müşterileri getirmeye yarıyor, üstelik bu iş bitmiyor, her zaman iyileştirilecek bir yer kalıyor. Tüm bu süreci sizin yerinize yürüttüğümüz organik SEO hizmetlerimize de göz atabilirsiniz.
Web sitenize daha fazla trafik çekmeye hazır mısınız?
Yeni web sitenizin görülmesi için bu organik trafik yöntemlerinden birkaçını kullanın: sosyal medya, görsel içerik platformları, e-posta pazarlaması, blog ve SEO. Pazarlamanızı düzenli sürdürün ve rakamları düzenli takip edin. “Biz bunlarla uğraşamayız, bizim yerimize siz uğraşın” derseniz, Ankara’da 2001’den beri bu işi yapıyoruz, bizimle iletişime geçin.







